TEOG 1. Sınav Türkçe Konuları

inekliyorum

Aslında bu tarz yazılar yazmayı planlamamıştım. Ancak, bazı derslerin ve konuların bölünmeden, bir bütün olarak algılanması gerektiği bazılarınızın kafasını karıltırabiliyor. Bu yüzden 1. TEOG sınavı için, türkçe bölümünü bütün detaylarıyla sizlere açıklayacağım. Kılavuz olarak bir dershane denemesini veya başka bir testi almayıp elimizdeki tek TEOG sınavı olan 28 Kasım 2013’te yapılan sınavı kullanacağız. Bu sınavı çözdüyseniz sorun yok ancak çözmediyseniz sınava yakın bir tarihe kadar çözmemenizi tavsiye ederim.

Sınava hazırken çözdüğünüzde kendinizi daha iyi test etmiş olacaksınız. Çalışma programında konuları ve çalışma tavsiyelerimi iletmiştim. Şimdi bir kez daha bu sınavın ana konularının üstünden geçelim.
TEOG Türkçe Konuları
Sözcük-cümle-paragraf anlamı. Bu üç konu zaten ilköğretim türkçesinin bel kemiği konularıdır. Hem bu sınavda hem de Nisan sınavında karşılaşacaksınız. Bu üç konuyla ilgili kesinlikle size tavsiyem hiç doymadan ve yorulmadan soru çözmeniz. Ne kadar çok soru görürseniz sürprizle karşılaşma olasılığınız o kadar azalır.
Diğer bir grup ise dil bigisi grubu. Aslında dil bilgisinden iki temel konu karşımıza çıkacak. Biri fiilimsiler, diğeri ise öğeler. Ancak, geçen sene basit de olsa bir noktalama sorusu, bir tane de yazım yanlışları sorusu geldi. Fakat bu iki soru da son derece kolay ve geçmiş bilgilerle yapılabilecek sorulardı.
Madde madde tavsiyeler
Bu kısımda daha önce hiç yapmadığım bir adımı atıp sizlere konuları da bir miktar açıklayacağım. Daha doğrusu her TEOG Türkçe konusunda çok kritik gördüğüm bazı noktaları aydınlatmaya çalışacağım.
1) Bir sözcüğün farklı anlamları ve yerine kullanılma durumları.
Örnek soru tarzı 1: “Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yanmak sözcüğü farklı anlamda kullanılmıştır?”
Örnek soru tarzı 2: “Hangisinde ‘yanmak’ sözcüğü ‘Bu şarkıyı duyunca içim yanıyor’ cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır ?
Burada tavsiyem o sözcüğün yerini karşılayan bir sözcüğü oraya yerleştirip şıklar arasında kontrol etmeniz. Mesela şıklarda ‘Bugün çok kötü elim yandı’ varsa cevap bu değil. Çünkü, “içim yanıyor” kalıbındaki “yanıyor” yerine “acıyor” kelimesi kullanılabilecekken, bu şıkkın cümlesindeki yanmak acımak değil, fiziksel olarak yanmaktır. Bunun gibi yerlerine koyma teknikleriyle bu sorular çok rahatlıkla çözülebilir.
2) Deyim anlamları konusu. Birçok çeşit sorusu vardır ama hepsinin ortak noktası; eğer deyim anlamlarına hakim değilseniz sıkıntı yaşarsınız.
Örnek soru tarzı: “Aşağıdaki deyimlerden hangisi ”sevinmek, mutlu olmak” anlamı taşır?”
Bu tip sorularda, ağzı kulaklarına varmak ve ağzı açık kalmak gibi birbirine benzer deyimler şıklarda bulunur. Ağzı kulaklarına varmak sevinmektir, ağzı açık kalmak ise şaşırmaktır. Verdiğim basit örneğin daha detaylı ve kafa karıştırıcı olanlarıyla karşılaşabilirsiniz, bu yüzden tavsiyem bol bol deyim okuyun.
3) Öznel ve nesnel kavramları. Bu konulara tam hakim olun. Öznelin kişisel düşünce içerdiğini, nesnelin ise kişisel düşünce içermediğini bilin. Fakat yine de bol bol soru çözün.
4) Mecaz, yan, temel ve terim anlam kavramlarını tam olarak oturtun.
5) Parçada anlam. Bu konuda öğrencilerimde oturtmaya çalıştığım özellik kendilerini parçanın yazarı gibi hissetmelerini sağlamaktır. Siz de öyle yapın. Yani, parçayı dışarıdan biri gibi okumayın, kafanızda yaşayın. Hatta yalnız olduğunuz bir ortamda sanki şiir okurmuş gibi vurgulayarak okuyun. Düşünün, eğer böyle yaparsanız o parçanın yazarı kadar düşünceye hakim olursunuz. Bu noktada da soruyu yanlış yapma ihtimaliniz kalmaz. Bunun için inekle.com‘daki abi ve ablalarınızdan destek isteyin. Bir metni birllikte okuyup yorumlayın mesela. Onlar üniversite sınavında başarılı olmuş insanlar oldukları için yüzlerce hatta binlerce paragraf sorusu çözmüşlerdir. Sizlere her soru tipiyle ilgili destek olabilirler.
6) Benzetme-karşılaştırma-kişileştirme gibi düşünce geliştirme yollarını araştırın ve öğrenin.
7) Bazı kavramlar MEB’in çok sevdiği kavramlardır; yakınma-sadelik-özgünlük-akıcılık-yalınlık-sitem gibi. Bunların mutlaka anlamlarını öğrenin.
8) Amaç-sonuç, neden-sonuç ve koşul-sonuç cümleleri. Burada koşul-sonuç aslında kendisini daha hızlı belli eder. Çünkü sonuç bir koşula bağlanmıştır.
Koşul-sonuç cümlesi: “Benimle gelirsen o filme gidebiliriz.”
Filme gitmemiz benimle gelmen koşuluna bağlı.
Diğer ikisi ince bir çizgiyle ayrılır, dikkat etmek gerekir. Çünkü, her amaç-sonuç cümlesi aslında belli ölçüde de neden-sonuçtur.
Neden-sonuç cümlesi: “Yağmur yağdığından şemsiye açtım.”
Bu cümlede yağmur yağınca şemsiye açmayı amaç edinmemişim. Şemsiye açmamın nedeni yağmur yağması. Yani bu bir neden-sonuç cümlesi.
Amaç-sonuç cümlesi“Seni görmek için buraya geldim”
Burada ise zaten gelirkenki amacım seni görmek, yani geldiğim için seni görmedim. O nedenle bu bir amaç-sonuç cümlesi. 
9) Cümlenin öğelerine iyi çalışın. Bu konu aynı zamanda fiilimsi konusu içinde önemlidir. Çünkü, cümledeki yüklemi bulamazsanız fiilimsileri de bulamazsınız.
10) Fiilimsiler kesinlikle çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Kişisel tecrübelerime dayanarak söylüyorum, başlangıçta öğrenilmesi vakit alıyor. Öğrencilerin bir cümlede fiilimsi tespit edebilmesi zor oluyor. Ancak, sabırla çalışılınca belli bir süreden sonra eşik aşılıyor ve sorular takır takır yapılmaya başlanıyor. Bu konuda öğrencilerin bazılarının düştüğü bir hata ekleri ezberleyerek bulmaya çalışmak. Bu neden yanlıştır çünkü ekler sizi yanıltabilir. Doğru olan mantığı oturtmak ondan sonra ekleri isterseniz bilmeyin. Şimdi fiilimsilere bir örnek ile bakalım.
Örnek:  “Sokakta duran adamı görünce seni aradım.”
İlk adım: Bu cümlede önce yüklemi bulup yok edelim. Aradım yüklemdir.
İkinci adım: Soru:  Yüklem aradan çıkınca kalan kelimelerden (sokakta, duran, adamı, görünce, seni) iş-oluş-hareket bildirebilen kelimeler neler ? Cevap: duran ve görünce.
Üçüncü adım: Nasıl adam? Duran adam. Bu yüzden, duran bir sıfat ama aynı zamanda fiil kökenli (durmak) İşte karşımızda; sıfat-fiil “duran”.
Dördüncü adım: Aslında bu cümle iki cümle olacakmış; “Sokakta duran adamı gördüm. Seni aradım.”
Soru: Görünce kelimesi iki cümleyi bağlamış mı?  Cevap: Evet.
Soru:  Aynı zamanda fiil kökenli mi? Cevap: Evet.
Sonuç: İşte bu yüzden de “görünce” bir bağ-fiil.
Ben çok işinize yarayacağını düşündüğüm bilgileri paylaştım sizlerle. Her yazıda dediğim gibi, inanın karşınızda doğru stratejilerle hareket ederseniz hiç de zor olmayan bir sınav var. Bazılarınızın belli korkuları var farkındayım ama bunları üzerinizden atın. Unutmayın korkarak ringe çıkan boksörün şansı yoktur.
Evet boksörler hepinize kolay gelsin.
Emre Solmaz – inekle.com Eğitim Danışmanı

4 Yorum

  1. mobilya

    08/09/2014 at 10:01

    çok teşekkürler ellerinize sağlık

  2. aslı

    06/11/2014 at 21:54

    edebiyat bilgisi 1. teogta yok değil mi?

  3. Canan

    31/10/2015 at 07:07

    Cook tesekkurleer

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir