Üniversite Bölümleri: Meteoroloji Mühendisliği

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği bölümünde okuyan, inekle.com öğretmenlerinden Büşra ile bölümü üzerine konuştuk. Tercih yapmadan önce okumanızı öneririz.

Tercih yaparken neye önem verdin? Neden sınıf öğretmenliğini seçtin?
Öncelikle şuna inanıyorum ki bir meslek seçerken şunu düşünmeliyiz: “Her sabah kalktığımda o mesleği yapmaktan mutlu olacak mıyım?” Eğer bunun cevabı olumluysa, o meslek benim için tercih edilebilir bir meslektir. Meteoroloji mühendisliği seçmem de benim doğa bilimlerine olan ilgimden kaynaklanmıştı. Özellikle bir mesleği seçerken en mühim şey o mesleğin içeriğini, hakim olduğu alanları detaylıca incelemek ve öğrenmektir. Açıkçası, meteoroloji mühendisliğini lise boyunca hiç düşünmemiştim ta ki İTÜ’ de tercih günlerine katılıp, mesleği detaylıca öğreninceye kadar. Gerçekten sevdiğimi ve geleceğinin parlak bir meslek olduğunu düşündüğüm için tercih ettim.

Bölümünde ne gibi dersler görüyorsunuz?
Meteoroloji Mühendisliği doğa bilimleri ve mühendisliğin karma olarak oluşturduğu bir dal. Derslerimizde Atmosfer Bilimlerini, Atmosfer Dinamiklerini, Havacılık Meteorolojisini, Enerji Meteorolojisini ve bunlar gibi birçok dersi görüyoruz. Bunlar bölüm bazında olanlar, aynı zamanda temel bilimler olarak ileri fizik, matematik,kimya gibi derslerimizi de ilk sene alıyoruz.

Sınavlar yazılı mı, sözlü mü, test şeklinde mi, proje mi vs ağırlıklı?
Her bölümün prosedürü farklı işliyor. Bazıları proje ağırlıklı bazıları sınav ağırlıklı oluyor. Meteoroloji mühendisliği genellikle klasik sınavlar ağırlıklı oluyor çünkü meteorolojide yorum yapabilme , tümevarım yöntemini kullanarak öğrendiğimiz bilgileri harmanlayıp sonuca ulaşabilmek esastır. Ezber yoktur, her şey anlayıp yorumlayabilmektedir.Projelerimiz de olmaktadır. Özellikle veri analizi yaptığımız için sürekli istatistiksel verileri kullanarak gelecek senaryoları hazırlamaktayız. Bu projeler gayet keyifli oluyor. Hatta bir süre sonra meteoroloji mühendisliğini sindirdiğinizde o yorumlama kabiliyetini hissettikçe kendinizi iyi hissediyorsunuz.

Kimler bu bölümü kesinlikle seçmemeli?
Matematik ve fiziği sevmeyen biri, kesinlikle bu bölüme gelmemelidir. Çünkü tüm çalışmalarımızı yaparken matematik ve fiziği kullanarak sistematik olarak çalışıyoruz.

Kimler bu bölümü sevebilir?
Sadece mühendisliğin sadece mekaniksel kısmıyla değil de doğada varolan sistemlerin mantığını incelemek ve araştırmak isteyen kişiler bu bölümü sevebilir. Açıcak olursam, bölümümüz sadece mekanik bazlı değil aynı zamanda doğayla iç içe bir daldır.

Mezun olduktan sonra nasıl bir yol izleniyor? İş imkanları neler?
Bölümümüz, dışarıdan bakaılınca ‘hava durumu sunucusu’ mu olacaksın şeklinde tepki verilen bir bölüm olarak görülse de aslında içeriği çok kapsamlı bir bölümdür. Meteoroloji Mühendisliği;enerji, meteoroloji, havacılık, denizcilik, askeriye gibi birçok sektörde yer almaktadır. Mezun olmadan önce zaten bölümünüz içinde sizin ilgili olduğunuz alana doğru eğilim sağlamanıza hocalarınız imkan veriyor. O yüzden aldığınız seçmeli dersleri, o sektörle ilgili olarak tercih edebiliyorsunuz. Mesela ben, havacılık sektörüne ilgi duyduğum için havacılık meteorolojisi dersinin üzerine düşüyorum , havacılık alanında uzmanlaşmış hocalarıma fikir alışverişinde bulunuyorum hatta mezun olup havacılık sektörüne yönelmiş kişilerle iletişime geçip onları ziyaret ediyorum. Bu imkan fazlasıyla öğrencilere sunuluyor o yüzden gelecek endişeniz olmuyor. Özellikle İTÜ’de mezunlar arasında güçlü bir bağ var ve mezunlar, öğrencilerle devam iletişim halinde.

İTÜ’de bu bölümü seçeceklere ne tavsiye edersin?
Bu bölüme gelecekler bilmedir ki Meteoroloji Mühendisliği tıpkı bilmediğiniz bir dili öğrenmek gibi bir şeydir. Atmosferin dilini öğrenirsiniz, tepkilerinin ne anlama geldiğini, devamında neler getirebileceğini, bir örtü gibi sardığı dünyayı nasıl etkileyeceğini öğrenirsiniz. Eğer bundan keyif alacaklarına inanıyorlarsa kesinlikle bu bölüme gelmeliler.

İTÜ’de öğrencilik hakkında kısaca bilgi verebilir misin?
İTÜ 1773 yılında bu yana bilim, teknik ve teknoloji alanında birçok ilke imza atmış, sadece Türkiye’de değil dünyada da dereceye girmiş bir üniversitedir. Sadece bir üniversite değil onunla birlikte büyüyeceğiniz bir arkadaşınız gibi oluyor. Her sabah aynı kapıdan içeri girip işte burası benim üniversitem diyerek gurur duyacağınız bir yer. Verdiği eğitimin kalitesi yanında sosyal imkanları, sunduğu eğitim fırsatları, size verdiği etiket; geleceğinize daha emin adımlarla yürümenize fırsat veriyor. İTÜ tıpkı kocaman bir aile ve gittiğiniz her yerde mutlaka en az bir tane İTÜ ailesinden birini görmeniz mümkün. Böylece gelecekte çalışacağınız insanlar sizinle aynı yollardan geçmiş insanlar oluyor yani tıpkı ailenizden biri gibi oluyor. Toplamda 5 kampüsü olan ve 5 kampüsününde ayrı ayrı kendine has güzelliği ve tarihi olan İTÜ, öğrencilerini hem zamansal hem mekansal anlamda tatmin ediyor. Özellikle sosyal imkanlarından bahsetmeden geçemeyeceğim. Öğlenleri 2 TL ye, akşamları 3 TL ye 4 çeşit yemek sunuluyor, kapalı olimpik havuzu seansı 3 TL ye kullanabiliyorsunuz ve spor salonuna, 10 TL gibi bir ücretle üye olabiliyorsunuz. Ve bunları devlet üniversitesi olmasına rağmen özel üniversite kalitesinde görüyorsunuz. Aynı zamanda yurt dışı eğitim programı olan ERASMUS ile Türkiye’nin en çok öğrenci değişimi yapan okulumuz, burs alarak yurt dışında okuma imkanını öğrencilerle geniş kontenjanlarda sunuyor.
Yukarıda bahsettiğim gibi daha birçok imkan İTÜ öğrencilerine sunulmuş durumda, diyeceğim o ki İTÜ’LÜ OLMAK BİR AYRICALIKTIR 🙂

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir