Daha Hızlı Öğrenmek Mümkün mü?

Birçok öğrenci çalışmayı son dakikaya bıraktığı için, sınavdan bir gece öncesi kabusa döner, kıvranır da kıvranır. Sayfalarca konuyu, haftalardır anlatılanları bir gecede çözeceğine inanaraktan… Ve sonra, sınavda beklediği kadar başarılı olamayınca da bir daha çalışmamaya yemin eder. “Yeter artık, bir kez daha denedim, yine olmadı, bir daha da çalışmam!”
Öncelikle, neden son gece “deli gibi” çalıştığınız halde sınavda yüksek not almadığınızı anlamanız için daha önce paylaştığımız “Çalışıyorum ama olmuyor!” videosunu izlemenizi tavsiye ediyorum. inekle’nin Eğitim Danışmanı Emre’nin de bu video bahsettiği gibi “taşı delen suyun şiddeti değil, sürekliliği” Yani, bir gecede mucizeler yaratmayı beklemek yerine, biraz daha düzenli çalışmaya başlamanın zamanı. (Evet, evet yapabiliriz!)
Ders çalışmayı biraz daha keyifli ve pratik hale getirmek mümkün mü derseniz eğer, tam da bunun için düşünülmüş bir çalışma, anlama, algılama tekniğinden bahsedelim bugün: Feynman Tekniği. İsmi garip gelmesin. Teknik, Nobel ödüllü Fizikçi, Richard Feynman’a (1918-1988) ait. Feynman’ın bu çalışma tekniği birçok öğrenci için yeşil ışık yakıyor aslında ve öğreniyoruz ki anlamak mümkün! (oh be!) Bu arada Feynman diye yazıldığını ama Faynmın diye okunduğunu da belirtelim.
Günlerden bir gün Mr. Feynman Matematik Departmanı’ndaki herkese meydan okuyor.  Diyor ki; anlaması ya da algılaması ne kadar zor olursa olsun herhangi bir konsepti -en basit şekilde anlatılması, en basit terminolojinin kullanılması şartıyla- bana anlatın, ben de sonunda sizin ulaştığınız sonuca ulaşırım. Ve işte Feynman Tekniği de bu yaklaşım üzerine kurulu. Yani, konuyu, fikri, terimi neyi olursa olsun, hiçbir şey bilmeyen birine anlatır gibi çalışmak. Bu sayede herhangi bir konsepti 20 dakika içerisinde öğrenmenin mümkün olduğu söyleniyor. (tüm konuyu değil!)
Ne işe yarıyor?
  • Bir türlü anlamadığınız temel konuları anlamanıza
  • Anladığınız ancak ara sıra detaylarını unuttuğunuz şeyleri hatırlamaya
  • Bilgi eksiğinizi, takıldığınız yerleri tespit etmeye
  • Sınavlara ya da sözlülere daha verimli bir şekilde çalışmaya
Feynman metodu özellikle de bir başkasının size neyi yapıp neyi yapamadığınızı söylemesindense, kendi eksiğinizi ve gerçekten neyi anlamadığınızı kendinizin farketmenize yardımcı olduğu için çok önemli.
Nasıl olacak?
Peki, nasıl işliyor, ne yapacaksınız hemen anlatıyorum. Tam tamına 4 adımdan oluşuyor bu çalışma tekniği.
1. Adım – Öncelikle, öğrenmek, anlamak istediğiniz kavramı belirleyin. 
Boş bir kağıt alın ve tepesine bu konunun ismini yazın.
2. Adım – Konuyu sanki bir başkasına öğrettiğinizi düşünün.
Konunun açıklamasını sanki bir başka öğrenciye anlatıyormuş gibi yazın. Bu sayede nerelerde eksik olduğunuzu, takıldığınızı, hangi kısımları tam anlamadığınızı göreceksiniz.
3. Adım – Takıldığınız noktada kitaba geri dönün. 
Takıldığınızda, kaynak kitabınıza  ya da varsa ders notlarınıza geri dönün (gerekirse öğretmeninizden yardım isteyin) ve o kısmı tekrar öğrenin. Konu hakkında bilgisi olmayan birine, kağıt üzerinde anlatabilecek noktaya gelene kadar öğrenin.
4. Adım – Sade bir dil kullanın.
Burada amaç, konuyu kendi kelimelerinizle anlatmanız, öğrenmeniz. Kitapta yazan ya da sınıfta hocanızın kullandığı kelimelerle öğrenmeye çalışmayın. Zaten, onların anlattığı şekilde zor gelmişti size unutmayın! Eğer yazdıklarınız çok kalabalıksa ya da kafa karıştırıcı ise, bu konuyu zannettiğiniz kadar iyi anlamadığınızın bir işareti olabilir. Kullandığınız dili olabildiğince sadeleştirin, basitleştirin. Daha iyi anlamak için kendi benzetmelerinizi oluşturabilir, onları yazabilirsiniz. Bu sayede sınavlardan önce de, geri dönüp bu notlarınıza baktığınızda konuyu hemen hatırlayacaksınız.
Aşağıdaki videoda, Scott Young bu teknikten bahsediyor. Video İngilizce. 1.20’den sonrasında görsel olarak nasıl çalıştığını görebilirsiniz. Kendisi, MIT Üniversitesi’nin (Massachusetts Institute of Technology) 4 yıllık bilgisayar mühendisliği bölümünü, online olarak, 1 yılda tamamlamış ve bu süreçte kullandığı tekniklerden biri de Feynman Tekniği.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir