Güneş Sistemi: Güneş Sisteminin Bilinmeyen Yönleri!

Evrendeki yıldız sistemlerinden sadece biri olan güneş sistemi güneş ve onun çevresinde dönen gökcisimlerinden meydana gelir. 8 gökcisim ve bu gökcisimlerin 100’den fazla uydusu, cüce gezegenler, asteroidler, Kuiper Kuşağı ve Oort bulutundaki kuyruklu yıldızlar güneş etrafında devamlı olarak dolanır. Güneş sistemindeki gezegeneler kayasal gezegenler ve gaz devleri şeklinde iki gruba ayrılır. Kayasal gezegenler Güneş’e olan uzaklıklarına göre sırasıyla;

Güneş Sistemi
  • Merkür
  • Venüs
  • Dünya
  • Mars şeklinde sıralanabilir.

Dünya havasını ve iklimini etkileyen Güneş, dünyadaki yaşamın da temel kaynağı olarak nitelendirilir. Dünya’ya 8 ışık yılı uzaklıkta bulunan Güneş, bize en yakın yıldız olma özelliğini taşır.  Güneş çevresinde dönen cisimler de gezegenler, cüce Gezegenler ve küçük Güneş sistemi cisimleri olmak üzere 3 kategoriye ayrılır.

Kendisine küresel bir biçim oluşturacak seviyede kütleye sahip ve yörünge çevresini temizlemiş gök cisimleri gezegen olarak isimlendirilir ve Güneş sisteminde kaç gezegen var sorusu şu şekilde cevaplanabilir: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün olmak üzere 8 adet gezegen bulunur. Plüton’un bu grupta yer almamasının sebebi 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği’nin Plüton’u cüce gezegen olarak yeniden tanımlamasıdır. Diğer bir kategori olan küçük Güneş sistemi cisimlerini ise asteroidler, Neptün ötesi cisimler ve kuyruklu yıldızlar oluşturur.

 Güneş sisteminde bulunan cüce gezegenler ise;

  • Ceres
  • Plüton
  • Eris
  • Haumea
  • Makemake olarak 4 gezegenden oluşur.   

Güneş Sistemi Oluşumu

Güneş sistemi nasıl oluşmuş sorunun cevabı birden fazla teoriden oluşur. Antik çağlardan beri merak edilen Dünya’nın evren üzerinde yerinin neresi olduğu sorusuna da zaman içerisinde farklı cevaplar bulunmuştur. Bilimsel yöntem kullanılmadan elde edilen sonuçlara göre 17. Yüzyılda Dünya’nın ve Güneş’in tam olarak nerede bulunduğu konusunda bilim adamları hemfikir olmuştur.

Güneş sisteminin nasıl meydana geldiği hakkında ise 17. Yüzyılda ilk görüşler ortaya atılmıştır. Kant ve Laplance’in farklı görüşleri doğrultusunda Kant-Laplace bulutsu hipotezi ortaya çıkmıştır. Bu hipoteze göre yüksek ihtimalle bir süpernova patlaması sonucu meydana gelen toz ve gaz dolu bir gaz bulutunun kütleçekim etkisi sayesinde içerisindeki malzemelerin protostar denilen önyıldızı ve Güneş’i oluşturduğu düşünülüyor.

Önyıldız çevresinde dönen malzemeler zamanla önyıldız merkezine doğru kaydığından bulutsunun dönüş hızının arttığı ve kendi etrafında dönen hızlı bir bulutsu haline geldiği bilinmektedir. Bu dönüş, disk şeklinde bir yapıyı meydana getirmiş ve diskin zamanla düzleşmesi sonucu gezegenler oluşmuştur.

Gezegenlerin Oluşumu

Güneş sistemindeki gezegenler arasında bulunan kayasal gezegenler, galaktik tozların yığılması sonucu büyümeyle birlikte meydana gelmiştir.

  • Mikroskobik partiküller elektromanyetik kuvvet etkisiyle birleşerek daha büyük parçaları oluşturur ve bu da yığılmaya sebep olduğundan büyüme işlemi ivme kazanır.
  • Yeterli bir büyüklük sonrasında bu malzeme yığınlarına gezegencik ismi verilir.
  • Bu gezegencikler de dış etkiler sayesinde yörüngelerinde değişmelere maruz kalarak çarpışmalar meydana getirir.
  • Çarpışma sonucunda gezegenler yörüngelerine yerleşerek kayasal gezegen haline gelir.

Gaz devlerinin oluşumu da tıpkı kayasal gezegenlerde olduğu gibi yığılımlı büyüme şeklinde gerçekleşir. Tek farkı kayasal gezegenlerin donma çizgilerinin Güneş’e yakın olan bölgelerinde bulunurken gaz devlerinin donma çizgileri Güneş’e uzak tarafında bulunmasıdır. Gaz devleri bu sayede, büyük kütleli buz yığınları tarafından meydana getirilir.

Halka Sistemlerinin Oluşumu

Güneş sisteminde bulunan halkalar, gezegenlerin çevresindeki milyonlarca partiküllerin bir yörünge üzerinde dönmesi sonucu oluşur. Güneş sisteminde bulunan halka sistemleri:

  • Jüpiter
  • Satürn
  • Uranüs
  • Neptün halka sistemleridir.

Bu halkaların oluşumuyla ilgili iki farklı tez vardır. Bunlardan biri asteroit veya kuyrukluyıldızın gezegen çevresinde dönerken eski bir uyduya çarpmasıyla meydana gelmiş parçaların düzensiz şekilde yörüngede tutulması bir diğeri ise küçük partiküllerin gelgit kuvveti sonucu büyük bir uydu oluşumuna ortam sağlamasıdır.

Leave a Comment