YKS’yi Anlama Kılavuzu

Bu sene liseye giriş sınavı ile üniversiteye giriş sınavı kıyasıya bir rekabet içinde. İki sınav sistemi de gelen güncellemelerle sürekli değişiyor. Bu yazıda her haber sitesinde bulacağın detaylara değinmek yerine gelen yapılan bu değişiklikleri ne şekilde yorumlamamız gerektiği üstünde duracağım.

YKS’de dikkat çeken ilk detay soru sayılarının YGS-LYS’ye göre ciddi oranda azaltılması. İlk bakışta az soru çözecek olmak göze güzel gelse de, bu değişiklik bazı sorunları beraberinde getirecek. Bunlardan en önemlisi sınavın seçiciliğinin azalması. Sınavın seçiciliğinin azalması her öğrenci için sıkıntılı bir gelişmedir. Peki bu durumda sen ne yapmalısın? Aslında yapacağın ilk şey ‘sınav kolay olacak zaten’ ve ‘sınava daha çok var zaten’ algısına kapılmamak. Seçiciliği azalan bir sınavda birilerinin daha az bildiği bir soruyu çözmek çok ama çok daha değerli bir hale gelecek. Soru sayısı azaldığı için bir sorunun getireceği puanın da daha fazla olacağını düşünürsek rehavete kapılmanın doğru olmadığını rahatlıkla anlayabiliriz. O yüzden sınavın haziranda yapılmasına ve kolay olacağı söylentisine kapılmadan çalışmak zorundasın.

Sınavda dikkat çeken bir diğer değişiklikse türkçe ve matematik derslerinin artan gücü. TYT’ye eklenen fen bilgisi ve sosyal bilgiler derslerinden sonra derslerin kat sayıları henüz açıklanmasa da matematik ve türkçe eskisinden daha büyük bir öneme sahip. Bu durum genel itibariyle önce sayısallar sonra da eşit ağırlıkçılar için bir avantaj olarak görülebilir. Bu durumun sayısalcıların eşit ağırlıktan, eşit ağırlıkçıların da sözel alandan tercih yapma yoğunluğunu arttırma olasılığı da var.

Peki sen ne yapacaksın? Matematiği ve türkçeyi arka plana atma lüksün yok. Geometri yapamıyorsan onun üstüne gideceksin. Bir konuyu hiç yapamıyorsan o konudan umudu kesmek yerine farklı şekillerde öğrenmeye çalışacaksın. Belki kaynak kitabını, belki çalışma şeklini belki de aldığın desteği değiştireceksin. Sözel öğrencisi olsan bile matematik çalışma programında olmalı artık. Az önce söylediğim gibi başka alandan tercih yapma oranının artacağını göz önüne alırsak sözelciler matematik olmadan gerçekten savunmasız kalırlar. Bir sayısalcı ya da eşit ağırlıkçı
kadar olmasa bile elinizden geldiği kadar matematik neti çıkarmaya çalışın.

Fark etmen gereken üçüncü şeyse puan türlerinin dört temel puan türüne düşürülmesi. Peki bu temelde ne demek? Eski sistemde tıp isteyen bir öğrenci biyolojiye ağırlık verip, fiziği daha arka planda tutabiliyordu. Biyolojinin tıp için sunduğu kat sayı daha yüksek olduğu için bu yolu tercih ediyordu. Ama yeni sınav sisteminde tek bir sayısal, eşit ağırlık, sözel ve dil puan türüne karar verildi. Yani YKS’de ki fen bilimleri içerisinde bulunan fizik, kimya, biyoloji eşit kat sayılara sahip oldu. Eşit ağırlıkçılar için bir edebiyat sorusu ile bir coğrafya sorusunun eşit kat sayıya sahip olması gibi. Bu da demek oluyor ki seçmek istediğin bölüme daha yakın olan derslere ağırlık vermenin artık bir değeri yok. Çözmek zorunda olduğun dersleri mümkün olduğunca beraber götürmek yapacağın en doğru şey olur.

Genelde gitmek istediğimiz bölümler, iyi yaptığımız derslerle alakalı bölümlerdir. Ve biz genelde iyi olduğumuz dersleri çalışmaya hem daha meyilli hem de daha istekliyizdir. Ama yeni sınav sistemi böyle bir lüksü ortadan kaldırıyor. En iyi olduğun dersleri programından biraz azaltıp daha kötü olduğun dersleri eklemelisin. En iyi dersinle en kötü dersin arasındaki fark kapandıkça yeni sınav sisteminin senden istediği şeyi ona vermiş olacaksın.

Son olarak değineceğim şey ise sınavın tarihiyle ilgili yapılan değişiklik olacak. Genel bir anket yapılsa
öğrencilerin en memnun olduğu değişiklik bu olurdu sanırım. Sınavın mart ayının sonu yerine haziranda yapılacak oması derin bir nefes aldırdı sana. Ama bu değişiklik bazı öğrencilere ‘daha çok var nasıl olsa’ algısını da getirdi. Aman dikkat et! Sınavların haziranda yapılacak olması senin daha rahat çalışman için önemli bir gelişme olabilir. Ama bu çalışma düzenini aksatmana, performansının düşmesine daha da önemlisi dersle ilgili şeyleri ertelemene neden oluyorsa bir durup düşünmen gerekiyor. Sınavın uzak bir tarihe alınmış olması hem TYT konularının hem de YKS konularının çalışılıp sürekli tekrar edilmesini gerektirir.

Yani yapman gereken en güzel şey TYT konularını, daha önce kafanda planladığın YGS’yi bitirme tarihinde bitirmek ve sonrasında hem YKS’ye çalışıp hem de TYT’yi tekrar etmek olacaktır.

H.Ali

2 Yorum

  1. Ayşe Sorgun

    18/12/2017 at 11:43

    Herkes sınav hakkında birşeyler söylüyor ama kimse ne yapmamız gerektiğinden bahsetmiyordu. İlaç gibi geldi bu yazı. Çok teşekkürler…

  2. Sümeyye

    18/12/2017 at 17:51

    Daha zamanım var diye düşünenlerdendim ben de… Çok teşekkürler hocam yarından itibaren o rehavetten kurtarıyorum kendimi :))

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir