Metalürji ve Malzeme Mühendisliği

Dediğim gibi malzemenin olduğu her alanda üretim verimliliğini ve kalitesini artırmak adına metalürji ve malzeme mühendislerine ihtiyaç duyuluyor. Bu bağlamda ‘’Malzeme olmadan mühendislik olmaz.’’ sözü çok yerinde diyebiliriz.-Ramazan K., İTÜ, Metalürji ve Malzeme Mühendisliği

 

Merhaba. Ben Ramazan K. İstanbul Teknik Üniversitesi metalürji ve malzeme mühendisliği öğrencisiyim. Bu zorlu tercih döneminde sana yardımcı olabilmek, bölümle alakalı kafanda herhangi bir soru işareti varsa elimden geldiğince cevaplamaya çalışmak, metalürji ve malzeme mühendisliğini seçme nedenlerimi ve mesleğin avantaj-dezavantajlarını aktarmak istiyorum. Öncelikle tercih döneminin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Hatta bana sınav döneminden daha sıkıntılı bir süreç gibi gelmişti. Bu süreçte de aklı selim davranmak, stresi yönetip mantıklı kararlar verebilmek önemli. Hayallerin, kişiliğinde öne çıkan özellikler, ilgi alanların vereceğin kararda etkili olmalı. Çevrendeki insanların, ailenin, hocalarının tavsiyelerini dinleyip bu tavsiyelerin kendine göre artılarını eksilerini belirledikten sonra, vereceğin kararın gönlünden geçen, mantığına yatan ve ideallerine uygun bir karar olması en önemli mesele.

Şimdi gelelim metalürji ve malzeme mühendisliğine 🙂 Öncelikle metalürji ve malzeme mühendisliğinin ne olduğunu anlatayım. Metalurji, Türkçede metal bilimi anlamına gelmektedir. Genel bir tanımla metallerin ayrıştırılması, zenginleştirilmesi ve kullanım alanına uygun bir şekilde işlenmesiyle ilgilenen bilim dalıdır diyebiliriz. Bunun yanı sıra ‘malzeme’ kısmı daha geniş bir yer teşkil ediyor. Seramik, cam, polimerler ve diğer kompozit malzemelerin olduğu alanlarda çok geniş çalışma yetkinlikleri var. Uçak gövdelerinden kalp kapakçıklarına, kurşun geçirmez yeleklere, cep telefonu bataryalarına, insansız hava araçlarının kompozit gövdelerine, antibakteriyel kapı kollarına kadar aklınıza gelebilecek her türlü malzemenin üretiminde çalışılabilir. Peki bu malzemeler üzerinde çalışmaktan kastımız nedir? Bu malzemeler üzerinde çalışmak malzemenin ham madde halinden başlayarak, tasarımında, üretiminde, kalite kontrolünde, ayrıca üretilen malzemenin Ar-Ge çalışmasında da bulunmaktır. Kısacası metalürji ve malzeme mühendisi ürünün kullanılacağı alandaki çalışma koşullarına göre malzeme seçimi ve tasarımı yapar. Üretilen malzemenin kalite kontrol ve araştırma-geliştirmesini yapar.

Bölümün iş imkanları ve sektördeki çalışma alan çeşitliliği çok fazla. Liste halinde belirtmek gerekirse metalurji ve malzeme mühendisliğinin çalışma alanları: demir-çelik sanayi, cam ve seramik sanayi, savunma sanayi, nano malzemeler, otomotiv ve otomotiv yan sanayi, uçak ve gemi imalat sanayi, yüzey işlemleri ve kaplama sanayi, elektrik-elektronik malzeme sanayi, beyaz eşya sanayi, biyomedikal malzeme üretim sanayi, enerji sektörü, plastik teknolojisi, kalite kontrol ve gözetim şirketleri, Ar-Ge şirketleri ve üniversiteler. Bu alanlar dışında aklıma gelmeyen, daha spesifik alanlarda çalışma imkanı olabilir. Dediğim gibi malzemenin olduğu her alanda üretim verimliliğini ve kalitesini artırmak adına metalürji ve malzeme mühendislerine ihtiyaç duyuluyor. Bu bağlamda ‘Malzeme olmadan mühendislik olmaz.’ sözü çok yerinde diyebiliriz. Beni tercih dönemimde metalürji malzeme mühendisliğine çeken sektör savunma sanayi oldu. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii şirketlerinde (ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, TAI, TEI vs.) çok sayıda metalürji ve malzeme mühendisinin görev aldığını öğrendim. Metalürji malzeme mühendisleri savunma sanayisinde kompozit malzeme, zırh malzemeleri gibi konularda geliştirme çalışmaları ve tasarımları yapmaktadırlar. Bu yönde ilgisi olan arkadaşlar için İTÜ metalürji malzeme mühendisliği hem verdiği eğitim ile hem de sektördeki saygınlığı ve prestiji açısından mezunlarına savunma sanayisinde ve diğer sektörlerde geniş iş imkanları sunmakta.

İTÜ’de metalürji ve malzeme mühendisliği eğitimi %100 İngilizce ve %30 İngilizce olmak üzere ikiye ayrılıyor. 2017 YÖK Atlas verilerine göre %100 İngilizce taban başarı sıralaması 33.493, %30 İngilizce taban başarı sıralaması ise 38.113. Bir yıl hazırlık dört yıl lisans eğitimi olmak üzere toplam beş yıllık bir eğitim süreci var. Lisans eğitimi İTÜ’nün 5 kampüsünden ( Maçka hazırlık kampüsü, Gümüşsuyu, Taşkışla, Ayazağa, Tuzla ) ana kampüs olarak bilinen; fakültelerin büyük çoğunluğunun, yurtların vs. içinde bulunduğu Ayazağa Kampüsü’nde Kimya- Metalürji Fakültesinde veriliyor. İlk sene İngilizce hazırlık eğitimi alıyorsunuz, Maçka kampüsünde oluyorsunuz yani. Hazırlık senesi genel olarak okula alışma, üniversite ortamına adaptasyon ve sınav senesinin ardından daha rahat geçen bir sene oluyor. Dilerseniz, sene başında yapılan proficiency ( İngilizce yeterlilik sınavı ) sınavından 60 ve üzeri bir not alıp hazırlık senesini atlayıp direk lisans eğitimi ile başlayabilirsiniz. Ancak genelde tavsiye edilen ve benim de önerdiğim en az bir dönem hazırlık eğitimi almanızdır. Adaptasyon, dinlenme ve yeni insanlarla tanışma açısından büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Dilerseniz bir dönem (yarım sene) hazırlıktan sonra lisansa geçebilirsiniz. Yarı yılda proficiency sınavına girip hazırlığı geçme şansı tanınıyor.

İTÜ metalürji ve malzeme mühendisliğinde lisans eğitimi son derece tecrübeli ve alanlarında dünya çapında başarılara imza atmış akademisyenler tarafından verilmekte. Program; öğrencileri, araştırmacıları ve öğretim üyeleri ile uluslararası alanda pek çok iş birliğini ve ödülü ülkemize kazandırmış ve kazandırmaya devam ediyor. Akademisyenlerin büyük çoğunluğunun profesör olması büyük bir avantaj. İncelemek isteyenler İTÜ Metalürji ve Malzeme Mühendisliği internet sitesine girerek akademisyenlerimiz hakkında detaylı bilgiye ve CV’lerine erişebilirler.

Ayrıca İTÜ, ABET akreditasyonuna sahip 25 programı ile dünyadaki en fazla akreditasyona sahip olan üniversite özelliğini taşımaktadır. Metalürji ve malzeme mühendisliği de akredite edilen 25 programdan biridir. Peki nedir bu ABET diye soracak olursanız; ABET (Acreditation Board for Engineering and Technology) ABD üniversitelerine bağımsız olarak akreditasyon (denklik) sertifikası veren bir kuruluştur. ABET sertifikası alan bölümler düzenli olarak denetlenerek, derslerin içeriğinden öğrenim olanaklarına kadar geniş bir açıdan güncellenir. Ayrıca yurt dışındaki bazı üniversiteler yüksek lisans başvurularında mezun olan bölümün ABET denklik sertifikasına sahip olması şartını koşmaktadır. ABET akreditasyonu, uluslararası tanınırlığın yanı sıra eğitim kalitesinin Amerika’da akredite olan üniversitelerle denk olması ve verilen diplomanın tüm dünyada geçerli olması anlamına geliyor. Bu sayede İTÜ öğrencileri Amerika’nın düzenlediği “Yetkin Mühendislik” sınavına da girebiliyorlar.

Elimden geldiğince bölümümü sizlere anlatmaya çalıştım. Umarım vereceğiniz karar hayatınızda ‘iyi ki’lere sebep olur ve mutlu bir öğrencilik hayatının ardından keyif alacağınız bir işe sahip olursunuz. Bölüm hakkında, İTÜ hakkında kafanıza herhangi bir şey takılırsa bana inekle üzerinden her zaman ulaşabilirsiniz. Başarılar diliyorum.

Ramazan K.
İstanbul Teknik Üniversitesi / Metalürji ve Malzeme Mühendisliği

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir